Tavuk Karası Nedir?

Halk arasında tavukkarası denilen, Retinitis Pigmentosa hastalığının tedavisi ile ilgili, uluslararası sunumlar ve tedaviyi başarıyla yaptığını gösteren, İspanya(SPAİN)’da verilen sertifikalar

TAVUK KARASI İLE İLGİLİ SONUM VE KONUŞMALARI

01/06/2007 İCMART Barcelona Sunumu
10/10/2008 İCMART Budapest Sunum Özeti
2007 Barselona’da verilen sertifika

TAVUK KARASI – RETINITIS PIGMENTOSA

1) Ülkemizde tavuk karası hastalığı olarak bilinen, Retinitis Pigmentosa hastalığı;

• İlerleyicidir. Körlüğe gider
• Retinal dystrophy hastalık grubu içinde incelenir
• Genetik bir hastalıktır
• Rod ve Kon adı verilen reseptör hücrelerinin tutulduğu bir” reseptör distrofisi” söz konusudur.

2)Tavukkarası Hastalığı (Retinitis Pigmentosa) tek başına olacağı gibi sistemik de olabilir

a) USHER SENDROMU: Tavuk karası (Retinitis Pigmentosa) hastalığı bu sendromda sağırlık ile birlikte görülür.
b) BARDET-BİEDL SENDROMU: Tavuk Karası (Retinitis Pigmentosa) hastalığı
-Polidaktili (Çok Parmaklılık)
-Mental Retardasyon
-Şişmanlık
-DiabetesMellitus (Şeker Hastalığına) eğilim
-Böbrek Hastalıkları
-Hypogonadizm ile birlikte olabilir.

c) REFSUM HASTALIĞI: Tavuk karası(Retinitis Pigmentosa) Hastalığı ,
-Parmak deformitesi
-Cerebellar belirtiler,
-Ataksi
-Sağırlık
-Malabsorbsiyon sendromu ile birlikte görülür.

3) Tavuk Karası ( Retinitis Pigmentosa ) 2 farklı şekilde görülebilir.

• Rod Distrofi:
• Periferik yani çevre görme bozulmuştur.
• Gece körlüğü ön plandadır.
• Hasta bir borudan bakıyormuş gibidir. Buna TUNNEL VİSİON denir.

• Con Distrofi:
• Hasta merkez’i göremez, fakat çevre görüşü korunmuştur.
• Gündüz görüşü bozulmasına rağmen,gece görüşü daha iyidir.
• Hasta renkleri ayıramaz,siyah-beyaz-gri görüş ön plandadır.

4) Tavuk Karası(Retinitis Pigmentosa) hastalığı belirtileri:

• Önce karanlıkta,sonra loş ışıkta görme güçlüğü
• Gündüz sağa,sola çarpma,takılma ,düşme
• Adaptasyon bozuklukları
• Işık çakmaları ve etrafın parlaması
• Periferik veya santral görme kayıpları
• İleri derece Myopi ve Astigmatisma

5) Tavuk Karası (Retinitis Pigmentosa) Hastalığı’nın Nedenleri:
Genetik bir hastalıktır
• a) Fotoreseptörlerdeki bazı genler –Rodopsin,periferin ve c-GMP Fosfodiesteraz – mutasyona uğrar
• b) Apoptosiz yoluyla fotoreseptör hücreleri intiharı görülür.Bu ani körlük demektir
• c) Splysing complex yetersizlikleri
• d) Rod hücrelerinin dış segmentlerinin kendi kendilerini yenileyememeleri.

6) Tavuk karası(Retinitis Pigmentosa )Hastalığı’nın Muayene bulguları:
• Fundus’da pigmentasyon
• Retinal arterlerde atenüasyon
• Optik diskte balmumu görünümü ve solukluk

7) Tavuk karası(Retinitis Pigmentosa Hastalığı’nın Teşhisi :
• Görme alanı
• Görme keskinliği

8) Tavuk karası(Retinitis Pigmentosa Hastalığı’nın Komplikasyonları:
• Katarakt
• Kistoid maküler ödem
• Şaşılık
• Myopi
• Astigmatizm
• Keratokonus
• Glokom
• Nistagmus

GEN TEDAVİLERİ YASAKLANDI

a- Gen Tedavileri:
• Adeno-Viruslar, A.A.V (Adeno-Assosiated Virus) ve Lenti-Virus‘lar vektör olarak kullanılıyordu.
• Vektör olarak kullanılan virusların hedef bölgeye gönderilememesi veya gönderilebilen virusların expresyonlarının kontrolaltına alınamaması, hastaların bağışıklık sistemlerinin çökmesine sebep oldu.

Sonuç olarak;
Canser ve İmmun yetersizliklerden dolayı birçok ölüm vakaları görüldü.
• Günümüzde;
• “GEN TEDAVİ”leri ,FDA tarafından 2007 yılından itibaren tamamen yasaklanmıştır.

BİYONİK GÖZ ,MİKRO ÇİP VE ELEKTRONİK RETİNA

1-) Biyonik göz ve video kamera elle yapılıyor ve bu da altı ay sürüyor.
Bununla birlikte;
Biyonik göz takılan bir hastanın 3 yıl kadar tedavi merkezine yakın bir yerde yaşaması ve sürekli kontrol altında bulunması gerekiyor.
Görüş seviyeleri 0 veya 0 ‘a çok yakın hastaların faydalanabilecekleri iddia ediliyor.

%5, %10 ve %20 görüşü olan hastalar ,
bu çalışmaların tamamen dışında tutuluyorlar.
2-) Biyonik Göz Uygulamasındaki riskler nelerdir?

Elektrotların retinaya uzak olması iletişimi güçleştiriyor, yaklaştırılınca ise ısı nedeniyle retina hasar görebiliyor.
Biyonik göz elektrikle çalıştığı için ortaya ısı çıkıyor ve içinde bulunulan hassas dokunun bundan ciddi ve kalıcı zarar görmesi kaçınılmaz.

3-) Biyonik göz nasıl takılıyor ?

Retina tabakasına yerleştirilen elektrotlarla beynin görme merkezleri uyarılıyor.
Buna biyonik göz deniliyor. İlk denemelerde 16 elektrotla başlanılmış.
Sonra bu sayı 60 a çıkarılmış. 80 elektrot kullanıldığında görüşün daha da artabileceği umuluyor.
Gözün içine yerleştirilen bu sistemin dışında, gözlüğe takılan bir video kamera alıcısı yardımıyla görüntüler alınıp bir kabloyla elektrotlara gönderiliyor.
Bu kameranın sadece hastane içinde kullanılabildiği, henüz dışarıda kullanılmasının mümkün olmadığı belirtildi.
4-) Ani baş hareketleri yapıldığı zaman ,göz yeni görüntüyü ancak 10-15 dakika sonra algılayabilecek,kısaca adaptasyon süreci çok uzun oluyor.
5-) Biyonik Göz nasıl bir görüş sağlayabilecek ?

Siyah-Beyaz ve Silüet ( Gölge) şeklinde fotoğraf gibi 2 boyutlu bir görüş olabileceği açıklandı.

KÖK HÜCRE( STEM CELL THERAPY) TEDAVİSİ KANSERE YOL AÇIYOR

Türk Hematoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Muhit Özcan, ABD’li bilim adamlarının yaptığı iki ayrı araştırmanın; görme fonksiyonunun düzelmesi ve kanserden diyabete hastalıkların iyileşmesi için umut olduğunu söyledi.

Prof. Dr. Muhit Özcan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, son beş yılda Türkiye’de yapılan kemik iliği nakli sayısının 600′den 1200′e çıktığını hatırlatarak, kemik iliği naklinde kök hücrenin kullanıldığına dikkati çekti. Kök hücrenin kemik iliği nakli dışındaki kullanım alanlarının büyük araştırmalara konu olduğunu vurgulayan Özcan, “Kök hücre araştırmaları henüz doğmamış bir bebek ancak çok umutluyuz” dedi.
Araştırmacıların son dönemde iki yeni sonuca ulaştığını dile getiren Özcan, bunların insanoğlunun aya attığı ilk adım gibi dev adımlar olduğunu ancak sonuca ulaşmak için daha çok zamana ihtiyaç duyulduğunu söyledi.

Gece körlüğünde tedavi mümkün ,Araştırmalardan ilkinin, farelere dışarıdan verilen embriyonik kök hücrelerinin gidip retinaya yerleşmesi ve görme fonksiyonunda düzelmeye yol açması, ikincisinin de dışarıdan kök hücre vermeye gerek olmadan insanın kendi alelade bir hücresini yeniden programlayarak sinir hücresine dönüştürmesi ve hasarlı dokuyu tedavi etmesi olduğunu açıklayan Özcan, şöyle konuştu:
“Columbia Üniversitesi’nden Stephen Tsang’ın araştırması, yan görüş kaybı ve az aydınlatılmış alanlarda görme zorluğu (gece körlüğü) ile karakterize edilen bir retinal hastalık grubu olan ‘Retinitis Pigmentosa’nın (tavuk karası) tedavisi için umut oldu.
Hastalık, retinada görmeyi sağlayan hücrelerde hasara neden oluyor ve bu hastalık ABD’de 10 milyon, Türkiye’de ise 2.5 milyon kişide görülüyor. Tsang ve arkadaşları, RP hastalığı taşıyan farelerin göz dibindeki retinaya embriyonik kök hücre transfer ettiler. Retinaya yapılan nakil sonrası o kök hücrenin hem oraya yerleştiği hem de faaliyet görmeye başladığı anlaşıldı.”
Prof. Dr. Özcan, retinaya yerleşen kök hücrelerin işlevsel olamamalarının bugüne kadar bir sorun olarak ortaya çıktığını dile getirdi ve “Çalışma ile farelerde, embriyonik kök hücrelerin RP’yi düzelterek görme kaybında iyileşmeye yol açtıkları gösterildi.
Tek sorun kanser’e yol açması:
Bu ama burada sorun deneye katılan farelerin yarısında kanser gelişmesi. Tsang, kök hücrenin kanser yapabilme sorununu aştıktan sonra insan deneylerine geçeceklerini söyledi” diye konuştu.
Terminatör gibi
Türk Hematoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Muhit Özcan, ABD’deki Stanford Üniversitesi’nden Marius Wernig ve Thomas Vierbuchen’in de, hücre mühendisliği yöntemleriyle farelerde herhangi bir hücreyi sinir hücresine dönüştürdüklerini açıkladı. Sinir dokusu hasarının iyileşmesinin “olanaksıza yakın” olduğuna dikkati çeken Özcan, herhangi bir bağ dokusunu alarak 9 geni aktive eden bilim adamlarının hücreyi yeniden programladıklarını anlattı.
Prof. Dr. Özcan, “Hasarlı doku dışındaki bir bağ doku hücresi, genetik değişikliklerle kök hücre özelliği kazandırılarak sinir hücresi halini aldı. Dışarıdan kök hücre vermeden hücrede genetik değişiklik yapıldı” dedi.
Bu şekilde dışarıdan verilen embriyonik kök hücrelerin olası risklerinin de ortadan kaldırılabileceğine işaret eden Özcan, bunun devrim niteliğinde bir gelişme olduğunu dile getirerek, sözlerini şöyle tamamladı:
“Dışarıdan bir hücre vermenize, kök hücre aramanıza ihtiyaç yok. İnsanın kendi sıradan bir hücresi sinir hücresine dönüştürülüyor. Rüyamız, mesela yumurtalığı çalışmayan birinden bir miktar hücre alıp bunu yumurtalık haline dönüştürmek ve doğurgan hale getirmek. Bu olabilecek gibi görülüyor.

Farelerde herhangi bir hücreden sinir hücresi elde edebildiysek, hücreyi yeniden programlama noktasındayız. Vücudumuzda milyarlarca hücre var. Ciltten, cilt altından bir hücre alıp kendi hücrenle istediğin gibi oynayabilirsin. Mesela bir ilacın yan etkisi mi var?
Alırsın hücreyi yeniden programlarsın ve o ilacın vücuttaki yan etkisini kaldırırsın. Gelecek burada ama bugün değil. Mucizevi ilerlemeler oluyor ama henüz felçli bir insanı koşturabilecek noktada değil. Ama her biri küçük mucizeler. Terminatör filminde adam kesildikçe kalkar yürürdü. Kesilmiş yeri programlıyorsun, hasta iyileşiyor.
Mesela diyabet hastasında insülin salgılayan hücre yok. O bölgedeki hücreyi programlıyoruz insülin salgılayan hücreye dönüşüyor. Dışarıdan kök hücre yok. Kanserden diyabete kadar tüm hastalıkların tedavisi için umut olur (7136)